atatürk siyasal

Atatürk kökleri bile çürümüş imparatorluktan yeni bir devlet oluşturmak için siyasal alanda inkılaplar yapmıştır. Siyasal alanda yapılan ilk inkılap 1 kasım 1922’de saltanatın kaldırılmasıdır. Saltanatın kaldırılması konusu Türkiye Büyük Millet Meclisinde büyük tartışmalara neden olmuştur. Milli mücadeleye katılan bir çok kişi ülke düşmandan temizlendikten sonra idarenin yeniden padişaha verilmesi gerektiğini düşünüyordu. Atatürk ise devletin eskisi gibi padişahlıkla yönetilmeye devam edildiği takdirde eski kötü gidişatın daha beter şekilde devam edeceğini düşündüğünden kesinlikle saltanatın kaldırılması gerektiğini düşünüyordu.

Netice itibariyle meclisin aldığı karar ile saltanat kaldırıldı. Bu Osmanlı İmparatorluğunun resmen son bulması, padişahın yetkilerinin elinden alınması anlamına geliyordu. Bir süre sonra hakkında vatan hainliği suçundan mahkemeye verileceği söylentileri çıkarılan eski padişah Vahidettin bir İngiliz zırhlısı ile ülkeyi terk etti.

13 ekim 1923 yılında Ankara başkent oldu. Yüzyıllardan beri Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti İstanbul’du. Türkiye Büyük Millet Meclisinin bulunduğu Ankara şehrinin başkent olarak ilan edilmesi ilk başta sürpriz olarak algılansa da büyük bir savaştan yeni çıkılmış olması ve işgal riskinin İstanbul’a göre daha az olması nedeniyle böyle bir karar verildiği sözlenebilir.

Atatürk’ün yaptığı en büyük inkılap şüphesiz ki 29 ekim 1923’te cumhuriyeti ilan etmesidir. Saltanat kaldırılarak Osmanlı hanedanının hakimiyetine verilince yeni bir yönetim kurulması zorunluluk olmuştu. Yeniden bir hanedanlık rejimi mi kurulacak veya diktatörlük, meşrutiyet gibi yönetim biçimleri benimsenecek merak ediliyordu. Cumhuriyetin ilanı yurtta ve dış ülkelerde memnuniyetle karşılandı.


3 mart 1924’te halifelik kaldırıldı. 1 kasım 1922’de saltanat kaldırılmış, halifelik ise devam ediyordu. Halifeliğin devamı halinde yeniden padişahlık rejimine dönülme riski vardı. Hatta bunu isteyen kesimler vardı. Bu nedenle çıkarılan bir kanunla halifelik kaldırıldı.

Cumhuriyet rejiminin esası çok partiliğe dayanmaktadır. Bir çok parti ülkeyi daha iyi yönetmek için birbiri ile yarışır. Atatürk de Cumhuriyet Halk Fırkası dışında da partilerin kurulmasını ve siyasete kalite katmasını bekliyordu. 1924 yılında milli mücadelede Atatürk’ün yanında savaşan birkaç kişi Terakkiperver Cumhuriyet Fıkrası’nı kurdu. Fakat bu partinin ömrü çok kısa oldu. Yeni kurulan devletin bir yolu ve ilkeleri vardı, herkesin buna uyması isteniyordu. Terakkiperver Cumhuriyet Fıkrası devletin resmi ideolojisi ile çatışan faaliyetlere giriştiğinden kapatıldı.

İkinci çok partili siyaset denemesi 1930 yılında oldu. Bu tarihte kurulan Serbest Cumhuriyet Fırkası da benzer gerekçeler ile kısa sürede kapatıldı.

Siyasal alanda yapılan inkılaplar çürümüş monarşi rejiminden cumhuriyet rejimine geçmek için yapılmıştır. Eski rejim başarılı bir şekilde yıkılmış ve cumhuriyet rejimi benimsenmiştir. Bununla birlikte cumhuriyet rejiminin gereklerini yerine getirmek için denenen çok partili siyaset denemeleri başarısız olmuştur.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir