atatürk

Nasrettin hocanın meşhur kuyuya düşen ay fıkrası vardır. Hikaye şöyledir. Gecenin karanlığında kuyudan su çekmeye giden kadın elindeki kovayı köyün su kuyusuna sarkıttığında yukarıdaki ayın yansımasını kuyudaki suda görür.

Gördüğü ay yansıması ay zanneder ve feryadı basar:

-Yetişin köylüler, ay bizim kuyuya düşmüş!!!

Kadının feryadına Nasrettin hoca kulak verir ve yardıma yetişir. Kuyuya bakınca o da ayın yansımasını görür. Ayı kuyudan kurtarmaya karar verir. Kovayı iple aşağı sallandırır. Amacı ayı kuyudaki ayı kovayla çıkarmaktır.

Kova suya değince çekmeye başlar. İçi su doldu kovayı çekerken kuyu duvarındaki bir taşa takılır. Hoca kovanın gelmediğini görünce iyice asılır. Kuyudaki ayın kovaya sığıo onu ağırlaştırdığını düşünür. Bir müddet sonra kova taştan kurtulur ve Nasrettin Hocanın eli boşa çıkar.


Bu nedenle Nasrettin hoca dengesini kaybedip düşer. Nasrettin Hoca yere düşüp sırtı toprağa uzanınca Ayın gökyüzünde olduğunun farkına varır. Bunun üzerine:

-Yere düştüm ama kuyudaki ayı da kurtardım der.

Kuyuya düşen ay fıkrasının ana fikri

Ne ayın kuyuya düşmesi söz konusudur, ne de ayın yeniden kuyudan çıkarılması söz konusu olmuştur. Nasrettin Hoca boş yere düşmüştür ama gerçeğin farkında olmadığı için kendi çabasıyla ayı kurtardığını zanneder.

Anafikir şudur:

Bu fıkranın ana fikri cehaletle yola çıkanın vardığı sonuçların da yanlış olmasıdır.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir