atatürk

Kadınların iş hayatına çok geç atılmaları ile kendilerine uygun olduğu düşünülen işleri yapmaya yönlendirilmeleri ve kendileri için tanımlanmış işlere mecbur bırakılmaları, işe alma ve yerleştirmede uygulanan cinsiyete dayalı ayrımcılığa dair uygulamaların diğer önemli tarafıdır. Bu uygulamalarla beraber bazı alanlarda iş için kadınlar yerine erkeklerin daha fazla tercih edilmesi, aslında kadınların her alanda çalışması yerine kendilerine mecbur bırakılan alanlarda çalışmasına yol açmaktadır. Kadınlara uygun gösterilen mesleklere öğretmenlik, eczacılık gibi meslekler örnek olarak verilebilir. İşlerin bu şekilde cinsiyet ayrımcılığına göre şekillenmesi kadını; meslek seçiminde, işe alınma ve yerleştirilme aşamasında, bütün çalışma hayatı sürecinde olumsuz olarak etkilenmektedir.


Ülkemizde kamu sektöründe kadınların çalışma hayatına girmesi uzun sürmüş; işe alınmalarında açıkça ayrımcılıklar yapılmış ve bazı işler için kontenjan gibi sınırlayıcı etkenler konulmuştur. Buna örnek olarak, 1990 yılında hukuk okuyan kız öğrenci oranı %36,4 iken savcı ve yargıç olmak isteyen kız öğrencilere 1980- 1990 döneminde %10’luk bir kota, 1990’da %5’lik bir kota uygulaması getirilmiştir; polis meslek yüksek okuluna alınacak kadın kontenjanı %5 ile sınırlandırılmıştır. Aynı şekilde İş Bankası müfettiş yardımcılığı sınavı, çok fazla seyahat gerektiği için kadınlara uygun olmadığı düşüncesiyle yıllarca kadınlara kapalı tutulmuştur. Uzun yıllar boyunca bankacılık sektöründe devam eden bu uygulama günümüzde kaldırılmıştır; ancak bu cinsiyetçi uygulamaların sonucu olarak bankacılık sektöründe çalışan kadın sayısının fazla olmasına rağmen yönetim kademesinde kadınlara rastlanma oranı çok düşüktür. Kadınları korumak adına uygulanan bu kurallar, kadınlar için olumsuz sonuçlar ortaya çıkarmıştır. Geçmişe baktığımızda bazı Amerikan üniversitelerinde doktorasını vermiş olan kadınlara, akademik kadro için başvurduklarında bir ayrımcılık yapıldığına tanıklık edilmiş, erkek akranlarının akademik kadro vermek için cinsiyet ayrımcılığı yaptığı görülmüştür. Bu gibi durumlar kadının cinsiyetine dair ona yüklenen sorumlulukların bir sonucu olarak günümüze kadar olan süreçte önemli değişiklikler geçirmiştir. Artık kadınların çalışacakları işin yanı sıra, çalıştığı organizasyon gelişmişlik düzeylerine göre farklılıklar gösterse de varlığını sürdürmektedir. İş hayatında var olan kadınlar ise kariyer basamaklarında, sanayi devriminden beri değişmeyen ücret eşitliğinin sağlanamaması, organizasyon içinde eğitim ve sosyal hakları kullanamama, olumsuz tutum ve davranışlar sergilenmesi gibi demokratik olmayan uygulamalarla karşılaşmaktadırlar. İş hayatında cinsiyetçilik gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde bir sorun olarak tartışılan, yasal düzenlemelerle son verilmeye çalışılan bir problem olarak ortaya çıkmaktadır. 80’li yıllardan sonra hızlıca değişen organizasyon yapıları maksimum işgücü kullanma anlayışını değiştirmemiştir; ancak insanı örgütün en önemli unsuru yapan bir tutum sergilemiştir. Küresel rekabet, nitelikli işgücü ihtiyacı, işgücü piyasasındaki çeşitlilik, müşteri memnuniyetini önemsemek gibi yenilikleri örgütün içine almayı gerektirirken; örgütlerin organizasyon yapılarını değiştirerek piyasada rekabeti artırmak istemesi,  insan kaynakları yönetimine önem verilmesine yol açar. Organizasyondaki insan kaynağı kavramı her çeşit işte veya meslekte çalışan kişilerdir; insan kaynakları yönetimi kavramı ise insan kaynağının, rekabet ortamında üstünlük sağlayacak bir potansiyel olarak ele alınması ve verimli olacak şekilde yararlı kılınmasıdır. İnsan kaynakları yönetimine verilen önemle organizasyon içinde motivasyonun yüksek tutulması ve uyumun sağlanması amacıyla cinsiyetçi uygulamaları ortadan kaldırmayı amaçlasa da yine de erkek işçilerin daha verimli ve etkin çalıştığı düşüncesinden uzaklaşılamamış, bu sorunlar aşılamamıştır. İş hayatında karşılaşılan bu ayrımcı davranışlar, tarihsel sürecin yarattığı sorunlardır. Cinsiyete dayalı sorumluluklar yüklenen, evde emek harcamaya ve annelik yapmaya yönlendirilen, güçsüz ve erkeklere muhtaç bir varlık olarak gösterilen kadınların üzerine yüklenilen rol günümüzün modern çevresinde de varlığını devam ettirmektedir.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir