atatürk

Atatürk’ün öğrenim hayatı ile ilgili anıları onun ileride tarihe damga vuracak yüce bir şahsiyet olacağına dair işaretler vermektedir. Özellikle zekası ve gayreti çoğu kişinin hayranlığını uyandıracak derecededir.

Anı 1

Atatürk küçüklüğünde de lider kişiliğe sahipti. Oyun bahanesiyle bile kimsenin önünde eğilmezdi. Bir gün arkadaşları bahçede birdirbir oynuyorlardı. Atatürk ise onları seyrediyordu. Ondan oyuna katılmasını istediler. Kibarca reddetti:

-Bir Türk hiç kimsenin önünde eğilmez !

Anı 2

Bu anıyı Atatürk’ün ağzından dinleyelim:


-Askeri Lisede matematiğim çok iyiydi. Ama Fransızca da o kadar iyi değildim. Fransızca öğretmeni beni bu konuda uyarıyordu. Bu uyarılar benim zoruma gidiyordu. Bende iki üç ay gizlice Fransız okuluna gittim. Böylece Fransızcamı düzelttim.

Lise yıllarına kadar edebiyata fazla ilgim yoktu. Bursa lisesinden atılıp bizim sınıfa gelen Ömer Naci’yi tanıyınca edebiyata bakış açım değişti. Birbirimize kitaplarımızı gösterdik. O şiir ve edebiyatla ilgiliydi. Benim kitaplarımı beğenmedi. İlk başta kitaplarımı beğenmemesi gücüme gitmişti ama sonra ben de şiire ilgi duydum. Fakat yazı öğretmeni “şiir seni askerlikten soğutur” diyerek şiiri yasakladı. Fakat güzel yazıya ilgim hep devam etti.

Lisedeyken hepimiz gayretli çalışıyor, birbirimiz ile yarışıyorduk. Liseden sonra harp okuluna gittim.

Anı 3

Mustafa’nın dersleri özellikle de matematiği çok iyi idi. Bu nedenle arkadaşlarına matematik çalıştırıyordu. Bazı günler belletmen olarak sınıfı idare ediyordu. Bu nedenle bazıları ona “muallim Mustafa” bile diyordu. Fakat matematik öğretmeninin adı da Mustafa idi. Bu yüzden muallim Mustafa’lar karıştırılıyordu. Bir gün matematik öğretmeni ona:

-Benim adım Mustafa, seninki de Mustafa. İkimiz de matematik de ustayız. Bundan sonra senin adın “Mustafa Kemal” olsun, dedi.

Mustafa Kemal bundan sonra öğretmenin verdiği isim ile çağrıldı.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir