atatürkün çocukluk anıları

Atatürkün kişiliğine vatan ve milletine olan sevgisi, düşkünlüğü damga vurmuştur. Ben gerektiği zaman en büyük hediyem olarak Türk milletine canımı vereceğim diyen Mustafa Kemal ATATÜRK vatanın büyük devletlerce işgale uğradığı, hain azınlıkların ve çetelerin vatan topraklarını sattığı memleketin en tepeden satıldığı günlerde bağımsızlık bayrağı açarak ateşten gömleği giymiştir.

Bu onun kişiliğinde derin bir vatan-millet sevgisi olmasının bir sonucudur. Atatürk gerekirse canını Türk Milleti için feda edecek kadar cesurdur. Hakkında idam emri verilmesine rağmen bağımsızlık mücadelesinden dönmemesi ve katıldığı savaşlardaki cesareti bunun nişanesidir.

Osmanlı imparatorluğunun çöktüğü ve kan ile elde edilen kutsal vatan topraklarının ganimet gibi paylaşıldığı günlerde farklı fikirlere mensup olsa da içinde vatan sevgisi olan bireyleri bir araya getiren ve onlara önderlik eden Atatürk’ün lider bir karakteri vardır.

Atatürk kahramanlığına ve cesaretine karşın mantık yolundan dışarı çıkmamıştır. Enver Paşa’nın maceraperest Kafkasya seferine ve Türk askerlerinin başarısız olacağı bilinmesine rağmen Yemen’e gönderilmesine karşı çıkmıştır. Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasında da mantıklı kişilik yapısının rolü öne çıkmaktadır. Düşmanın Anadolu içlerine kadar ilerlemesine izin vermiş, düşman kontrolü kaybedecek derecede yayıldığı anda da ani bir taarruza geçerek gafil avlamıştır.


Cumhuriyet’in ilanından sonra intikam duygusuyla hareket etmeyip “Yurtta Sulh Cihanda Sulh” diyerek mesaisini memleketin kalkınmasına ayırması onun gerçekçi ve mantıklı yönünü yansıtır.

Gerek kurtuluş mücadelesindeki azimli duruşu, gerekse de yaptığı inkılaplar Atatürk’ün ufkunun geniş olduğunun ve iler görüşlü olduğunun bir göstergesidir. Düşman gemileri İstanbul’a dayandığı ve şehrin işgal edildiği günlerde neredeyse herkes bağımsızlıktan ümidini kesmiştir. Atatürk “Geldikleri gibi giderler” diyerek geleceğe ilişkin en doğru tahmini yapmıştır.

Atatürkün yaptığı inkılaplar ileri görüşlülüğünün ve ufkunun bir ürünüdür. İnkılaplar sayesinde A’dan Z’ye her türlü sistem muasır medeniyet seviyesine göre değiştirilmiştir.

Tüm bunları başarmak engin bir düşünce hayatı ve idealizm gerektirmektedir. Atatürk hiçbir zaman kişisel menfaatler çerçevesinde hareket etmemiş belli bir idealizm çerçevesinde kararlar almıştır.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir