atatürk

Karınca ile Tilkinin ortaklığı

Bir gün karınca kendi halinde evine saman çöpü taşırken yolda Tilki ile karşılaşmış. Tilki karıncanın çalışkan olduğunu biliyor ve onun bu çalışkanlığından istifade etmek istiyormuş.

Tilki:

-Karınca kardeş seninle orta iş yapalım mı ?

Karınca eskiden beri kollektif çalışmayı severmiş. Ama o güne kadar hiç başka türden canlılarla birlikte ortak iş yapmamış. Bu yüzden tilkinin bu teklifine tereddütle yaklaşmış.

-Ne iş yapabiliriz ki seninle.

Tilki projesini anlatmış:

-Seninle seyahat firması kuracağız. Sen bana arpa getireceksin. Ben de onu kuşlara vereceğim. Karşılığında da müşterilerimi taşıyacaklar.

Karınca ilk kez duyduğu bu garip fikir karşısında şaşırmış:

-Eee, sonra ?

-Kazandıklarımızı da bölüşeceğiz.

Tilkinin projesi karıncaya saçma gelmiş ama “bakalım sonunda ne olacak ?” diye teklifi kabul etmiş. Karınca tilkinin gösterdiği yere arpa taşıyormuş. Tilki ise bir süre yan gelip yatmış. Arpalar çoğaldıkça yavaş yavaş arpaları yemeğe gelmeye başlamışlar.

Kuşlar arpaların etrafında toplanınca çalılıkların arkasından hamle yapan tilki bir tanesini yakalayıp mideye indirmiş.

Arpa getiren karınca etraftaki kuş tüylerini garipsemiş ama aklına bir şey gelmemiş. Zamanla arpaya yeniden kuşlar gelmeye başlamış. Tilki karnı acıkınca yeniden hamle yapıp bir tanesini daha avlamış.

Akşam olunca karınca son arpasını getirmiş ve sormuş:

-E, tilki kardeş bugün iş yapabildin mi, bakıyorum da arpalar azalmış.

Tilki sırıtarak cevap vermiş:

-Evet bugün bereketli geçti, işte senin payın da şurada duruyor.

Karınca etrafta kuş tüylerinden başka bir şey görmüyormuş. Sormuş:

-Hani nerede payım, burada sadece kuş tüyleri var.

Tilki gayet keyifli:

-Benden sana kalanlar onlar. Evine götür, kışın sıcak tutar.

Karınca durumu anlamaya çalışıyormuş:

-Kuş tüyüne ihtiyacım yok ki benim.

Tilki karıncanın hala durumu çakmamış olmasına sevinerek bir öneride bulunmuş:


-O zaman bugünkü müşterilerle bir daha çalışmayacağım. Yarın sen yine arpa taşımaya devam et. Yarın ki ücretin başka olacak.

Ertesi gün karınca arpa taşımaya devam etmiş. Tilki de çalıların arkasında şekerleme yapmış. Karnı acıkınca arpalara üşüşen kuşları avlıyormuş. Akşam olunca kuşlardan arta kalan tüyleri çalıların arkasına süpürmüş. Geride gün boyunca kuşların bıraktıkları dışkılar kalmış.

Karınca ücretini sorunca tilki dışkıları göstererek:

-Al sana mükemmel kuş gübresi, bununla sebze yetiştirme toprağını gübrelersin.

Karınca yine hayal kırıklığına uğramış.

-Benim gübre ile ne işi olur ? Söyle müşterilerine bana işe yarar ücretler versinler.

Tilki karıncayı kandırmaya devam etmiş. Ertesi günün akşamında bu sefer de karıncanın getirdiği arpalardan yerde kalanları almasını teklif etmiş.

Karınca yine düş kırıklığına uğramış.

-Ama, bunlar benim getirdiği arpalar. Üstelik daha az.

Tilkinin verilecek cevabı varmış:

-Ticarette zarar da olur bilmez misin ? Bugün de zararlı bir gündü. Sabredemiyorsan ortaklığı bitirebiliriz.

Karıncayı hırs bürümüş. Günlerce çalışıp hiçbir şey elde edemeden bu ortaklığı bitirmek de istemiyormuş. Bir yandan da tilkinin ticaretine aklı ermiyormuş.

Ertesi gün tilkinin bahanesi yatırım yapmak olmuş. Tilki:

-Bugünkü gelir ile yatırım yaptım, demiş.

Karıncanın umutları ertesi güne kalmış. Bu şekilde her gün tilki ayrı bir bahane uydurarak karıncanın getirdiği arpalarla kuş avlıyormuş.

Bir süre sonra kuşları göç mevsimi gelmiş ve oradan göçmüşler. Tilki bu sefer köylünün tavuklarını avlamayı düşünmüş.

-Karınca kardeş, burasının hasılatı iyi değil. Görüyorsun ya sana kaç gündür payını veremiyorum. Bu sefer başka bir yol deneyelim. Sen köylünün ambarındaki buğdayları kümesin yanındaki ağacın arkasına taşı. Bu sefer gelirimiz daha büyük olacak. Ama istersen ortaklıktan vazgeçebiliriz.

Günlerce boş yere çalışan karınca çalışmanın ödülünü almadan vazgeçmek istememiş. Çünkü o zamana dek çalıştığı zaman hep karşılığını almışmış. Tilki karıncayı enayi yerine koyarak besili bir tavuk avlamış, karşılığında da ağaçtan kendiliğinden düşen elmayı ücret olarak karıncaya ücret diye vermiş. Karınca:

-Bu elma zaten burada duruyordu, sen beni kandırıyorsun, demiş.

Karıncanın durumu anladığını gören tilki:

-O zaman ticaretimiz bu kadarmış, bana güvenmeyen biriyle ticaret yapamam.

Karınca öfkelenmiş:

-Ama sen bir sahtekarsın, sana nasıl güvenebilirim ?

Tilki:

-Madem bana güvenmiyorsun, bu ortaklık biter, demiş ve oradan ayrılmış.


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir