Atatürk Sözleri
Atatürk’ün materyalistlere cevapları
2 Şubat 2008 CumartesiAtatürk’ün materyalistlere cevapları
Türk milleti dindar olmalıdır yani, bütün sadeliğiyle dindar olmalıdır demek istiyorum. Bizzat hakikate nasıl inanıyorsam buna da öyle inanıyorum… Din şuura muhalif, ilerlemeye engel hiçbir şey ihtiva etmiyor.” (Maurice Perno ile yaptığı ropörtaj 11 Şubat 1924 (Atatürk’le Konuşmalar, Cumhuriyet Gazetesi eki, s. 111)
“Bizim dinimiz en tabi ve makul dindir ve ancak bundan dolayıdır ki son din olmuştur. Bir dine tabii olmasi için akla, fenne, ilme ve mantığa uygun olması lazımdır. Bizim dinimiz bunlara tamamen uygundur.” (Atatürk’ün S.D. II, 1923, s. 127)
“Ey Arkadaşlar! Tanrı birdir, büyüktür- Adalet-i ilahiye, O’nun tecellilerine bakarak diyebiliriz ki, insanlar iki sınıfta, iki devrede mütalaa olunabilir, ilk devir insanlığın çocukluk ve gençlik devridir. Ikinci devir, insanligin kemal (olgunluk ) devridir.”
“Ey millet! Allah birdir, sani, büyüktür. Allah’ın selameti, atifeti ve hayrı üzerinize olsun. Peygamberimiz Efendimiz Hazretleri, Cenab-ı Hak tarafından insanlara dini hakikatleri tebliğe memur ve resul olmuştur. Koyduğu esas kanunlar cümlemizce malumdur ki Kur’ani azimüssandaki husustur. İnsanlara feyz ruhu vermiş olan dinimiz son dindir, temel dindir. Çünkü dinimiz akla mantığa hakikate tamamen uyuyor. Eğer akli mantığa, hakikate uymamış olsaydı bununla diğer ilahi ve tabi kanunlar arasında aykırılıklar olmalı gerekirdi. Çünkü bütün kanunları yapan Cenab-ı Haktır.” (Atatürk’ün 7 Şubat 1923 tarihinde Balıkesir’de Zağanos Paşa Camii’nde vermiş olduğu hutbeden bir bölümdür.)
“Din vardır ve lazımdır. Temeli çok sağlam bir dinimiz var malzemesi iyi. Fakat bina uzun asırlardır ihmale uğramış. Harçlar döküldükçe yeni harç yapıp binayi takviye etmek lüzumu hissedilmemiş. Aksine olarak birçok yabancı unsur (tefsirler, hurafeler gibi) binayı fazla hırpalamış. Bugün bu binaya dokunulamaz, tamir de edilemez. Ancak zamanla çatlaklar derinleşerek ve sağlam temeller üzerinde yeni bir bina kurmak lüzumu hasıl olacaktır.”
ATATÜRK’TEN SON MEKTUP
23 Ocak 2008 ÇarşambaSiz beni halâ anlayamadınız .
Ve anlamayacaksınız çağlarca da…
Hep tutturmuş “Yıl 1919, Mayıs’ın 19′u” diyorsunuz.
Ve eskimiş sözlerle beni övüyor, övüyorsunuz .
Mustafa Kemâl’i anlamak bu değil,
Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil. Devamını Okuyun »
ATATÜRK SORUYOR
30 Aralık 2007 Pazar-Bu villa kimin?
-KIRKOR EFENDI’NIN PASAM!
-Su Kösk?
-DIMITRI EFENDININ PASA HAZRETLERI!
-Ya su ilerideki konak?
-SALAMON EFENDI’NIN!
ATATÜRK bu kez, az ötedeki toprak damli, virane bir evin sahibini ögrenmek için sorunca, ADANALI gazi cevap verdi: Devamını Okuyun »
Mustafa Kemal Atatürk,ün yahudi bar sahibinin kızı sevgilisine yazdığı mektup!
18 Aralık 2007 Salıİstanbul Bienali’ne gidenler Atatürk’ün gizli aşkı olduğu söylenen “Safiye Behar’ın evi” sergisi karşısında şaşkınlığını gizleyemiyor: İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın düzenlediği 9. Uluslararası İstanbul Bienali kapsamında Avusturyalı tarihçi Michael Blum’un yarattığı “Safiye Behar’ın Evi” sergisi izleyicileri şaşırtıyor. Çünkü sergi, tarihte adı hiç geçmemiş ama Atatürk’ün sevgilisi olduğu öne sürülen Safiye Behar’ı anlatıyor. Tarihçi Blum sergi için, Behar’ın yıllarca yaşadığı Chicago’daki evinde bulunan tüm eşyayı serginin yapıldığı Deniz Palas apartmanına taşımış. Eşyaların arasında Behar’ın yatak odası, masası, sandalyesi kitapları ve Atatürk’ün ona yazdığı mektupları bulunuyor. Devamını Okuyun »
Devlet Adamliği Dersleri
29 Kasım 2007 PerşembeAtatürk’ün başyaveri Salih Bozok anlatıyor.
Başkumandan, düşmandan kurtardığı İzmir’de geçireceği ilk gecesinin tarif edilemez sevincini yaşıyordu.
İzmir’deki yeni evinde Mustafa Kemal Paşa ilk gecesini çalışarak geçirdi. Kendisi için zengin bir sofra hazırlandığı halde hiçbir yemeğe dokunmadan ufak tefek ile karnını doyurdu ve geç vakitlere kadar çalıştı. Ertesi sabah erkenden uyanmıştık. Hafif bir kahvaltıdan sonra vilayet konağına gittik ve doğruca Vali’nin odasına girdik. Vali, İngiliz Konsolosu ile konuşuyordu. Biz gelince Vali ayağa kalktı ve Konsolos ile Mustafa Kemal Paşa’yı tanıştırdı. Konsolos, iyi Türkçe biliyordu. Paşa Vali’ye sordu:
Devamını Okuyun »
Atatürkün Can Alıcı Cevapları
25 Kasım 2007 PazarKurtulus ve Çanakkale savaslarindan sonra Ataturk u ziyarete gelen ingiliz kralini Ataturk odasinda karsilarken.ingiliz krali sorar “tamam da tum bu savasların zorluklarin ustesinden gelerek nasil boyle bir vatana sahip oldunuz” diye ataturk cevap vermeden yaverini cagirir ve masada bulunan silahi gostererek yaverinin kendisini vurmasini emreder yaver hic tereddutsuz silahi alir ve kafasina sıkar ama silah bostur.Ataturk yaverini gostererek ISTE BOYLE der. Devamını Okuyun »
Mustafa Kemal’i anlatan en güzel sözü
24 Kasım 2007 Cumartesiİki Mustafa Kemal vardır. Biri ben et ve kemik, geçici Mustafa Kemal.
İkinci Mustafa Kemal, onu “ben” kelimesiyle ifade edemem; o ben değil, bizdir!
O, memleketin her köşesinde yeni bir fikir, yeni bir hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve mücadeleci bir topluluktur. Ben onların rüyasını temsil ediyorum. Benim girişimlerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal O’dur.